G Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Kısa Anlamları

Gafile kelam, nafile kelam : Gafil kişi hem dalgın hem bilgisizdir. Çevresinde ne olup bittiğini çözemez. Bu yüzden ona söz söylemek boşunadır.

Gaflet gözün perdesidir : Duyarsızlık , umursamazlık insanların cahil kalmasına neden olur.



Garip (kör) kuşun yuvasını Allah yapar : Kimsesiz ve çaresiz kimseleri Allah korur ve onlara yardım eder.

Geceler gebedir, kimse bilmez ne doğurur : Herkesin hayattan beklentileri vardır. Bu nedenle insan her güne umutla bakmalıdır. Yeni günün insana neler getireceği belli olmaz.

Geç olsun da güç olmasın : İşin geç sonuçlandırılması önemli değildir. Önemli olan herhangi bir problem çıkıp işin sonuçlanmasını getirmemesidir. Yoksa, istenilen sonuca geç ulaşmamızın bir zararı yoktur.

Geçme namert köprüsünden, koparsın su seni : Bir sıkıntıya düştüğünde, ne kadar zor durumda olursan ol, kötü, aşağılık kimselerden yardım isteme. Onların sana yapacağı kabul etmemen, senin için daha iyidir.

Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler : Geçmişte olanları, yaşananlar geçmişte kalır. Önemli olan gelecek için yapacaklarımızdır.

Gelen gideni aratır : Bir işin veya görevin başına sonradan gelen kişi, daha önce bu işin başında olan kişiye göre daha başarısız, geçimsiz olursa, gideni aratır.

Gelene ‘git’ denilmez : 1. Davetsiz de olsa gelen misafiri geri çevirmek insana yakışmaz. 2. Güzel olan ve kendiliğinden gelen hiçbir şey geri çevrilmez.

Gelin çiçek, her dediği gerçek; kaynana yılan, her dediği yalan : Gelin kaynana olan her yerde, gelin kaynana kavgası yaşanır. Çıkan tartışmalarda da çoğunlukla iftiraya ve haksızlığa uğrayan gelindir.

Gelin eşikte, oğlan beşikte : Bir eve gelin geldiğinde, yakında çocuk da gelecek demektir. Bu nedenle bebek hazırlığına başlamak gerekir.

Gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz : Evlenip evlenmemek insanın isteğine bağlıdır, fakat ölüm her evde yaşanır.

Gelini ata bindirmişler ‘Ya nasip’ demiş : 1. Evlilik işlemleri tamamlanmış olsa da gelin için evlilik, kocasının evine gidene kadar tam olarak gerçekleşmiş sayılmaz. 2. Kesin sonuç alınmadan hiçbir işe kesin olmuş gözüyle bakmamak gerekir. Çünkü, beklenmeyen bir aksilik çıkabilir.

Gem almayan atın ölümü yakındır : Söz dinlemeyen, yapmaması gereken şeyleri yapan kişi mutlaka zarar görür.

Gemisini kurtaran kaptan (dır) : Zor ve tehlikeli zamanlarda, becerikli ve usta olan kişi hem kendini hem de çevresindekileri kurtarmayı bilen kişidir.

Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir : Kişi gençlik yıllarını boşuna harcarsa, bunun pişmanlığını yaşlanınca duyar.

Gidip de gelmemek var, gelip de görmemek (bulmamak) var; hakkını helal et : Kişi uzak bir yerlere gideceği zaman yakınlarıyla helalleşmelidir. Çünkü gittiği yerden dönmeyebilir veya döndüğünde yakınlarını bulamayabilir.

Gök ağlamayınca yer gülmez : Yağmur yağmazsa kuraklık olur, ürünler yetişmez ve kıtlık tehlikesi baş gösterir.

Gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkar : Kadınlar eğlenceye düşkün olduklarından bu uğurda her sıkıntıya katlanırlar.

Gönül ferman dinlemez : Kişi sevdiğinden vazgeçmez, kendisini sevdiğini ayırmak için yapılan hiçbir baskıya boyun eğmez.

Gönül kimi severse güzel odur : İnsan birini sevip gönül verirse başkaları ne derse desin, o insan için dünyadaki en güzel kişi, sevdiği kişidir.

Gönül verme evliye, eve gider unutur : Bekar kişi kendisine yakınlık gösteren evli kişiye inanmamalıdır. Çünkü evli olan kişi kendi yuvasına gidecektir.

Gönülden gönüle (kalpten kalbe yol vardır) : Birbirlerini seven kişiler, bu sevgiyi tüm içtenlikle içlerinde hissederler. Sevgilerinin bitmemesi için ne gerekiyorsa yaparlar.

Gönülsüz yenen (istenmeyen) aş, ya karın ağrıtır ya baş : İstemeyerek yenen yemek insana dokunur. Bunun gibi istemeyerek yapılan iş de iyi sonuç vermez.

Görünen köy kılavuz istemez : Tüm yönleriyle apaçık ortada duran, doğruluğu herkes tarafından bilinen bir gerçeği kanıtlamak gerekmez.

Görünüşe aldanma : Bir şey hakkında karar vermek için görünüşe bakarak karar vermek insanı yanıltabilir.

Göz gördüğünü, ağız yediğini ister : İnsanlar gördüklerini ve bildiklerini isterler. İnsan alıştığı güzel şeyleri kolay unutmaz ve hep onları ister.



Göz görmeyince gönül katlanır : 1. Tanıdığımız birinin çektiği sıkıntıyı gözümüzle görmezsek bizi fazla üzmez. 2. Sevdiğimiz kişileri görmeye görmeye yokluklarına alışır ve ayrılıklarına daha kolay katlanırız.

Gözden ırak (uzak) olan, gönülden de ırak (uzak) olur : Kişi, uzakta olup da aramadığı kişiyi çabuk unutur. Uzun süre görmediğimiz kişileri zamanla unutabiliriz.

Gülme komşuna gelir başına : Başkalarının zararına sevinen kişi, genellikle aynı şeylerle karşılaşır. Hiç kimsenin zararına sevinmemeliyiz. Aksine, o kişiye yardım etmeliyiz.

Gülü (nü) seven dikenine katlanır : Birine veya bir şeye çok arzu duyan kişi, onun bütün kusurlarına ve onun uğrunda karşısına çıkabilecek engellere, kişilere katlanmalıdır.

Gün doğmadan neler doğar : Bugün bize sıkıntı veren olaylar, yarın yerini sevinç ve mutluluğa bırakabilir. Hiçbir zaman umudumuzu yitirmemeliyiz.

Güneş balçıkla sıvanmaz : Herkesin bildiği bir gerçeği uzun süre saklayamazsınız. Bir gün mutlaka ortaya çıkar.

Gürültü istemeyen kazancı (bakırcı) dükkanına girmez (hırkasını başına çeker) : Kafasını dinlemek, huzur ve sessizlik isteyen kimse, gürültülü ortamlarda bulunmaz .

Güvenme (İnanma) dostuna, saman doldurur postuna : Dost sandığımız öyle kişiler vardır ki bizimle ilgili bildiklerini kötülük için kullanabilirler. Bunun için herkesi dost sanmamalı, herkese çok fazla güvenmemeliyiz.

Güvenme varlığa, düşersin darlığa : İnsan elinde para varken tedbirli davranmaz, gereksiz harcamalarda bulunursa ileride sıkıntıya düşer.

Güzele bakmak sevaptır : Güzellik Allah vergisi olduğundan onu seyretmek ve sevgi duymak kötü bir davranış değildir.

Güzele ne yaraşmaz (yakışmaz) : Güzel kimselere her çeşit kıyafet yakışır.

Güzeli herkes sever : Güzel şeyler insana mutluluk verir. Güzel olan her şey sevilir, güzel olan her şeye ilgi duyulur.

Güzellerin (Güzelin) talihi çirkin olur : Güzel insanlar her şeyin en iyisini ister. Bu yüzden çoğu zaman yanılgıya düşüp hayal kırıklığına uğrarlar. Umduklarını bulamayınca mutsuz olurlar.