İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Kısa Anlamları

İbadet de gizli kabahat de : İbadet yalnızca Allah için yapılmalıdır. Yapılan hatalar da yalnızca kişiyi ilgilendirir. Yapılan ibadetler ve yapılan hatalar da yalnızca kişiyi ilgilendirir., gizli tutulmalıdır.

İçi beni yakar, dışı eli (seni) yakar : Diş görünüşüyle başkasının hoşuna giden şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.



İğneyi evvel kendine batır (sok), sonra çuvaldızı başkasına : Acı vereceğini düşündüğünüz veya hoşlanmadığınız bir şeyi, bir davranışı başkalarına yapmadan önce, daha hafifini kendimize denemeliyiz. Böyle şeyleri önce kendinde deneyen insan, başkasına yapmaktan kaçınmalıdır.

İğreti kuyruk tez kopar : Ödünç olarak alınan şeyden uzun süre yararlanılamaz.

İki aslan bir posta sığmaz : Aynı güç ve yetkiye sahip iki kişi aynı işte barınamaz.

İki cambaz bir ipte oynamaz : 1. Kurnazlıkta aynı olan iki kişi birbirini aldatamaz. 2. Kötü niyetli iki kişi, aynı yerde barınamazlar.

İki çıplak bir hamamda yakışır : Evlenecek olan erkekle kızdan en azından birinin maddi durumunun iyi olması gerekir. İkisi de yoksul olursa o evlilik pek kolay yürümez.

İki el bir baş içindir : 1.İnsanoğlu kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmasını sağlayacak iki el ve ayaklara sahiptir. Sağlığı yerinde olan insanlar çalışıp çabalamalı, kendi ihtiyaçları için çalışmalıdır. 2. Eskiden bir insan çalışarak ancak kendi geçimini sağlayabiliyormuş. Bu yüzden de başkalarına yardım edemiyormuş.

İki gönül bir olursa (olunca) samanlık seyran olur : Sevenler için zenginlik önemli değildir. Seven insan, yoksul da olsa mutlu olabilir.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz. (İki karpuz bir koltukta taşınmaz) : Önemli iki işi aynı anda yapamazsın, birini seçmek zorundasın.

İki kişi dinden olursa bir kişi candan olur : İki kişi yalan yere yemin edip bir kimsenin cinayet işlediğini söylerse, o kişi ölüm cezasına çarptırılır.

İki kulak bir dil için : Konuşmak için dil ne kadar gerekliyse, dinlemek için de kulak o kadar önemlidir. Çok dinleyip az konuşmak gerekir.

İki (dokuz) ölç, bir biç : Bir işe girmeden veya bir şey söylemeden önce sonuçlarını çok iyi değerlendirmek gerekir.

İki testi tokuşunca biri elbet kırılır : Ortada bir kavga varsa, biri mutlaka kaybedecektir.

İlim, sahibine dost; mal, sahibine düşman kazandırır : İlimle uğraşan kişi insanlığa faydalı şeyler yaptığı için saygı görür, çok malı olanın malına göz dikenler olabileceği için düşmanı çok olur.

İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz : Olmayacak şeylerin olmasını beklemek boşunadır.

İnsan beşer, kuldur (bazen) şaşar : İnsan her şeyin en iyisini yapmaya ne kadar çalışsa da bazen hata yapabilir. Bu nedenle insanların kusurlarına hoşgörüyle yaklaşmak gerekir.

İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde : Genelde insanlar, doğduğu yerde değil; geçimini sağladığı yerde yaşar, kendine orayı yurt edinir.

İnsan (Adam) kıymetini insan (adam) bilir : Değerli insanların değerini kendi gibi değerli insanlar, iyi insanların kıymetini de yine iyi insanlar bilir.

İnsanın alacası içinde, hayvanın alacası dışında : Kötü niyetli, çıkarcı insanlar bu huylarını dışa vurmaz.

İnsanoğlu çiğ süt emmiştir : İnsanlar açgözlüdür. Ortada çıkar söz konusu olduğunda kimin ne olduğu anlaşılır.

İp inceldiği yerden kopar : Bir durum, bir olay veya bir iş en zayıf yerinden, en çürük noktasından bozulur veya kopar.

İsin yanına varan is, misim yanına varan mis kokar : Kötü huylu kimselerle arkadaşlık eden kötülük, iyi huylu kimselerle arkadaşlık eden iyilik öğrenir.

İslamın şartı beş, altıncısı insaf demişler : İmanı ve vicdanı olan kişi, merhametli olur.

İstediğini söyleyen, istemediğini işitir : Konuşurken ölçüsüz davranan, karşısındakine saygısız sözler söyleyen kişi, aynı ağır ve kırıcı sözleri işitir.

İstemem diyenden korkmalı : Bir şey karşısında isteksiz görünen, kendini naza çeken bazı insanlar aslında o şeyi herkesten fazla ister; fakat bunu açıkça söylemezler.

İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü : İnsan, başkasından bir şey istemeye utanır, mecbur olduğu için utana sıkıla ister. İnsanlar birbirine muhtaçtır. Bu yüzden imkanı olan ihtiyacı olana yardım etmelidir. Yardımcı olmazsa ayıp etmiş olur.



İş bilenin, kılıç kuşananın : Her iş ehli olanın hakkıdır. Kim ki bir işi beceriyor, bir şeyden gerektiği gibi faydalanıyor, o şeye sahip olmalıdır; en uygunu, yakışanı da budur.

İş olacağına varır : Bir iş, şartlar neyi gerektiriyorsa o yönde gelişir; ne olacaksa o olur. İnsanlar, olup biten üzerinde az çok etkili olurlar. Fakat bunların sonuçları üzerinde etkili olamazlar. Bundan dolayı işlerin şu ya da bu şekilde yürümemekte olmasına üzülmemeli, elden gelen gayret gösterilmeli ve oluruna bırakılmalıdır.

İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına : Yaptığın işi sıkı tut, önlemlerini al. İş kolay da olsa bir şey kaybetmezsin.

İşleyen demir pas tutmaz (paslanmaz) : Çalışkan kimseler dinç ve sağlıklı olur. Çalıştıkça faydalı şeyler üretirler.

İt itin ayağını ısırmaz, ayağına basmaz. (İt iti ısırmaz) : Sahtekar, ahlaksız kişiler, kendileri gibi olan kişilerle çok iyi geçinir, birbirine zarar vermezler.

İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış : Başkasının himayesi altında, ondan aldığı destekle işini yürüten kendini bilmez kişiler, o işi tek başına yaptıklarını söyleyerek övünürler.

İt ürür, kervan yürür : Akıl ve inanç sahibi insanlar, kınayanın kınamasına rağmen hak bildikleri yolda yürürler.

İte (itle) dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir : Geçimsiz insanlarla dalaşmaktansa, bulunduğunuz o ortamdan uzaklaşmak gerekir.

İti öldüreceğine yalını kes : Dertlerden kurtulmak için zor çözümler yerine kolay yollar denenmelidir.

İtle çuvala girilmez : Kavgacı, geçimsiz kişilerle bir tartışmaya girilmez.

İyi dost kara günde belli olur : Gerçek dost, dostunun zor zamanında yardımına koşar, yanında olur.

İyi evlat (anayı) babayı vezir eder, kötü evlat rezil eder : Dürüst, ahlaklı, akıllı çocuk; annesine, babasına gurur verir. Kötü huylu çocuklar ise anne ve babasını insan içine çıkamayacak hale getirir, utandırır.

İyi insan sözünün (lafının) üstüne gelir : Sevilip sayılan bir kişi hakkında konuşulurken, o insanın çıkıp gelmesi üzerine söylenir.

İyi olacak hastanın hekim (doktor) ayağına gelir : Çözülmesi gereken bir iş veya durum için uygun kişinin tesadüfen oraya gelmesi durumunda söylenir.

İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin karı : İyiliğe iyilikle karşılık vermeyi herkes yapar. Fakat yapılan kötülüğü bağışlamak ve ona iyilikle karşılık vermek olgun, erdemli insanlara özgüdür.

İyilik eden iyilik bulur; kötülük eden kötülük bulur : İyilik yapan günü gelince mutlaka bunun karşılığını görür.

İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir : İyilik ettiğin kimse bunun kıymetini bilmezse de sen yine iyilik yapmaya devam et.Çünkü Allah iyilik yapanları sever ve korur.