K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Kısa Anlamları

K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Kısa Anlamları

Kabiliyetli çırak, ustadan üstün olur (ustayı geçer) : Yeteneği ve kavrayışı iyi olan çıraklar, çok uzun zaman geçmeden ustalarına yetişirler, hatta ustalarından daha iyi düzeye gelebilirler.

Kaçanın anası ağlamazmış : Kavgaya bulaşmayanın başı derde girmez. Ne yaralanır, ne de birini yaralar. Ne öldürülür ne de birini öldürmek zorunda kalır. Böylece annesi ağlamaz, üzülmez.



Kaçan balık büyük olur : Elden kaçan fırsat, gözde büyütülür.

Kadın (Avrat malı) kapı mandalı : Kadının malına güvenen erkek , başkalarına alay konusu olur, karısından sürekli laf işitir.

Kadın var ev yapar, kadın var ev yıkar : Namuslu,çalışkan, dürüst kadın evine düşkün olur. Ama öyle kadınlar vardır ki gezmeyi, eğlenmeyi daha çok sevdikleri için evlerini ihmal ederler ve evlilikleri tehlikeye girer.

Kadın var arpa ununu aş eder, buğday ununu keş eder : Kadın vardır yokluk içindedir fakat beceriklidir, elinden her iş gelir. Kadın vardır elinden iş gelmez, varlık içinde darlık çektirir.

Kadının fendi erkeği yendi : Kadınlar kurnazlıkta erkeklerden üstündürler. Güzelliklerini ve dişiliklerini kullanarak istediklerini yaptırırlar.

Kalaylı bakır küflenmez : Değerli, dürüst kişiler ne kadar karalanmaya çalışılırsa çalışılsın, değerlerini kaybetmez.

Kalın (Yoğun) incelene kadar ince süzülür : Zorlukları güçlüler az kayıpla atlatırken, güçsüzler büyük kayıplara uğrarlar. Güçlü ile güçsüzün, zengin ile fakirin bir sıkıntıya dayanma derecesi farklı farklıdır.

Kalp kalbe karşıdır : İnsan sevildiğini ve sayıldığını hisseder. Kendini sevip sayana karşılık verir.

Kanaat tükenmez hazinedir : Azla yetinmeyi bilen insan, hiçbir zaman yokluk korkusu çekmez.

Kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar : Kötülük, kötülük yapılarak düzeltilmez ancak iyilik yapılarak ortadan kaldırılır. Öç almak, medeniyetten uzak cahil kişilerin işidir. Uygar insan öç almaya kalkmaz, yasal yollara başvurur, ceza kesmeyi adalete bırakır.

Kapı arkası bile gurbet : İnsanlar sevdiklerinden kısa bir süre veya mesafe ayrılmış olsalar bile yine de onları özlerler.

Kapını iyi kapa, komşunu hırsız tutma (yapma) : Kişi parasını veya malını çaldırdığında ilk önce yakınlarından kuşkulanır. En iyisi, bu duruma düşmeden gerekli önlemleri almaktır.

Kar eden ar etmez : Ticaret yaparken belirli bir kazanç sağlamak, utanılacak bir davranış değildir.

Kar, zararın kardeşidir (ortağıdır) : Ticarette her zaman ve her durumda kar edilmez, bazen zarar da edilebilir.

Kara gün kararıp kalmaz (durmaz), koç yiğit bunalıp ölmez : Her şey gelip geçicidir. Kara günler de gelip geçer ve yerini güzel günlere bırakır.

Kara (Kötü,fena) haber tez (çabuk) duyulur : Ölüm veya felaket haberi çabuk duyulur; ağızdan ağıza geçerek hızla yayılır.

Kardeş kardeşin ne öldüğünü ister, ne onduğunu : Kardeş, kardeşine zarar gelmesini, zarara uğramasını istemez; fakat kendisinden daha üstün bir durumda olmasını da istemez.

Karga yavrusuna bakmış, ‘Benim ak pakevladım!’ demiş : Başkalarına çırkin veya sevimsiz görünse de, herkese kendi çocuğu güzel ve kusursuz görünür.

Karpuz kabuğunu görmeden denize girme : Bir işi en uygun zamanı gelmeden yapma.

Kasap et derdinde, koyun can derdinde : Bazı insanlar zor durumdaki insanların bu durumundan yararlanmaktan çekinmezler .Başkasının büyük zararı karşısında kendi küçük yararını düşünenler için sitem olarak söylenen bir söz.

Kaşığı herkes yapar ama sapını orta yerine getiremez : Her işin kendine özgü bir inceliği vardır. Bir işi herkes yapabilir ama en iyisini, en doğrusunu herkes yapamaz.

Katıra ‘Baban kim?’ demişler, ‘Dayım at’ demiş : Kaba saba, beceriksiz kişiler kendilerinden utandıkları için daima iyi yönlerini ön plana çıkarıp övünürler.

Katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker : Kolay kolay değiştirilemeyen, soydan ve doğuştan gelen özelliler vardır. Kötü soydan gelen kişi akıllı uslu görünse de kendi özelliklerini yine de içinde taşır.

Kavak, yaprağını tepeden dökerse kış çok olur : Kavakların yapraklarını tepeden dökmeye başlaması, kışın sert geçeceği anlamına gelir.

Kavun, karpuz yata yata büyür : Yeme, içme, yatma dışında başka hiçbir işle uğraşmayan tembel kişilerin hayatta hiçbir hedefi yoktur, ne kendilerine ne de başkalarına faydası vardır.

Kaynayan kazan kapak tutmaz : İçin için gelişen olaylar ve duygular, zamanı gelince yoğun ya da şiddetli bir şekilde ortaya çıkar.

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez : Büyük çıkarların söz konusu olduğu ve beklendiği durumlarda, küçük fedakarlıklar ya da küçük harcamalardan kaçınılmaz.

Kaza geliyorum demez : Felaketin nereden veya ne zaman geleceği belli olmaz.

Kazanırsan sen dost kazan, düşmanı anan da doğurur : İnsanın dost bulması zordur ve dost kazanma çok zaman alabilir. Ama insan sözlerine, davranışlarına dikkat etmezse etrafındaki kişileri kırabilir ve çok kısa zamanda bir sürü düşman kazanır.

Kazma kuyuyu, kendin düşersin : Kötü niyetli kişiler, başkalarına zarar vermek için hazırladıkları tuzağa çoğu zaman kendi düşer.

Kedi uzanamadığı ciğere ‘mundar’ der : Bazı kişiler çok istedikleri bir şeye sahip olamadıklarında, onu kötülemek için ellerinden geleni yaparlar.

Kelin ayıbını takke örter : Birçok insanın kusurunu zenginlik, makam vb. durumlar örter.

Kelin ilacı olsa başına sürer : Kendi işini halledemeyen bir kişinin başkalarına yardım etmesini beklemek doğru olmaz.

Kem söz, kem akçe sahibinindir : İftirayı, kötülük dolu sözleri, kullanılmayan parayı kimse kabul etmez, yine sahibinde kalır. Kötü söz söyleyenindir.

Kendi düşen ağlamaz : Yaptığı hatalardan, kendine verdiği zararlar yüzünden zor duruma düşen kişinin kimseyi suçlamaya hakkı yoktur.

Keskin sirke küpüne (kabına) zarar : Öfkeli, sert kişiler hem kendilerine hem de başkalarına zarar verir. Fakat en büyük zararı kendilerine verirler.

Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz : İşten anlamayan, bilgisiz kişilerin sözüyle bir işe girişirsek, o işte bir sürü terslikle karşılaşırız.

Kır (Doru) atın yanında duran ya huyundan ya suyundan kapar : Kişi arkadaşlarından etkilenir, onların iyi veya kötü huylarından etkilenir, onların pek çok alışkanlıklarını kendileri de edinir.

Kırk yıllık ‘Kani’ olur mu ‘Tani’ : Dürüst, iyiliksever kişi, uzun yıllar geçse de kolay kolay değişmez. İyilik yapamayacak olsa da kötülük de yapmaz.

Kırkından sonra azanı teneşir paklar (azana çare bulunmaz) : Yaşlandığı halde yaşına uygun davranmayıp zamparalık yapıp, ahlaksız davranışlarda bulunanlar iflah olmaz, ölene kadar davranışları değişmez.

Kısa günün karı az olur : Kısa zamanda az iş veya az satış yapılır. Bu nedenle, kısa zamanda yapılan işin kazancı da az olur.

Kısmetinde ne varsa, kaşığında o çıkar : Kişi ne kadar çalışırsa çalışsın, kaderinde ne varsa ancak ona ulaşır. Fazlasını elde edemez.

Kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir : Her varlık, her olay kendi özelliklerini belli eder.

Kız anasından görmeyince sofrayı kaldırmaz : Kız çocuğu birçok şeyi annesinden öğrenir. Öğrenmediği işi ya yapamaz, ya da eksik yapar.

Kız evi naz evi : Kız evi her isteyene kızını vermez. Araştırır, soruşturur, uygun görürse kızını verir. Kız evi kızını isteyen aileyi önceden tanıyor olsa bile adettendir diye hemen vermez, bir süre bekler.

Kızı keyfine (kendi gönlüne kendi haline) bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya : Evlenme çağına gelen kızı isteyen, aklını çelmeye çalışan çok olur. Ana baba kızını bu konuda uyarmazsa kız uygun olmayan biriyle evlenebilir.

Kızını dövmeyen dizini döver : Kızını iyi yetiştirmeyen anne baba, ileride bunun zararını çok çeker.

Kimse kabahati üzerine almaz : Kimse, suçlu durumda kalıp toplumun gözünde küçük düşmez istemez.

Kimse kimsenin rızkını (kısmetini) yemez : Allah herkesin rızkını ayrı ayrı yaratmıştır, bu nedenle herkesin kazandığı , yediği, içtiği nasibi kadardır.

Kimseden kimseye hayır yok : Bir işe girişen kişi, kendine güvenmelidir. Kişinin en iyi yardımcısı yine kendisidir.

Kimsenin ahı kimsede kalmaz : Yapılan kötülük karşılıksız kalmaz. Kötülük yapana cezasını adalet vermese de Allah’ın vereceğine inanılır.

Kişi arkadaşından (refikinden) azar : Kişinin arkadaşı yanlış işler yapıyorsa, zamanla o da arkadaşına ayak uydurur. Bu nedenle arkadaş seçerken dikkatli olmalı, kötü kişilerden uzak durmalıyız.

Kişinin çektiği dil belasıdır : Düşünüp taşınmadan söylenecek söz, insanın başını derde sokar.

Kişiyi vezir eden de karısı, rezil eden de : Becerikli, tutumlu, bilgili ve iyi huylu bir eş, evlilikte mutluluk ve huzur verir. Fakat iş bilmez, savurgan, eğlenceye düşkün eş, insanı mutsuz eder, evde huzursuzluğa sebep olur.

Kol kırılır yen içinde, baş kırılır börk (fes) içinde : Zaman zaman aile içinde tatsızlık olabilir. Bunun dışarıya yansıtılmamalı ve en kısa sürede çözülmelidir. Bu durum, iş hayatı ve arkadaşlıklar içinde geçerlidir.

Komşu ekmeği komşuya borçtur : Kişi komşusuna eli açık davranmalıdır. Komşunuz size bir ikramda bulunursa siz de aynı şekilde karşılık vermelisiniz.

Komşu komşunun külüne (tütününe) muhtaçtır : Ev halidir, gün gelir en olmadık bir şey evde bulunmaz, komşudan istemek gerekir. Komşular pek çok konuda birbirlerine muhtaçtır.

Komşuda pişer bize de düşer : Çevremizdekiler, yakınlarımız iyi, güzel ve büyük şeyler elde edebilirler. Böyle bir durumda, onlardan bizim de yararlanma olasılığımız olur.

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür : Başka bir kişinin malı, insana olduğundan daha değerli görünür.

Kork, Allah’tan korkmayandan : Allah korkusu olmayanın, acıma duygusu da olmaz. Bu yüzden, böyle kişilerden uzak durmak gerekir.

Korkak tüccar (bezirgan) ne kar eder, ne zarar : İş yapmaya, riske girmeye korkan tüccar, kendisini zarardan korumuş olur fakat doğru dürüst kazanç da sağlayamaz.

Korku dağları bekletir : Bir işten zarar göreceğinden korkan kişi, o işe hiç bir zaman yanaşamaz.

Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak hayırlıdır : Tehlikeli bir işi yapıp huzursuz olmaktansa, o işe hiç bulaşmamak daha iyidir.

Korkunun ecele faydası yoktur : İnsan yalnızca korkmakla, başına gelecek bir kötülüğü engelleyemez.

Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler : İstenilen nitelikte olanı bulunamayınca, onun yerine daha düşük nitelikteki bir şey bulunur ve ona razı olunur.

Köpek ekmek veren eli (kapıyı) tanır : Köpek, hayvan olduğu halde yediği kapıyı tanır ve buna göre davranır. Bu insanlar için de geçerlidir.

Köpek, sahibini ısırmaz : Kişi ne kadar aşağılık olursa olsun, kendisini  koruyana kötülük etmez.

Köpeksiz sürüye (köye) kurt iner : Koruyucusu olmayan,idaresiz, savunmasız yer, toplum, her an saldırıya hazır düşmanla çevrilidir.

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler : Kişi, işini yaptırana kadar kadar, yardım beklediği kişiye güzel şeyler söylemelidir.

Kör körü arar; su çukuru : Herkes kendi karakterine uygun kişilerle arkadaşlık kurmak ister.

Kör satıcının kör alıcısı olur : Bir malın kötüsünü satan insan, kolay kolay alıcı bulamaz. Bulduğu alıcılar da, o maldan anlamayan kişilerdir.

Körle yatan şaşı kalkar : Kötü kişilerle arkadaşlık yapan kimse, kötülük yapmasa bile, kötü bir alışkanlık edinir.

Körler memleketinde şaşılar padişah (baş) olur : Yetenekli, güçlü, bilgili kimselerin bulunmadığı toplulukta, az bir bilgisi olan başa geçer.

Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz : İnsan, çok istediği bir şeyi elde ettiğinde çok sevinir. Hele bir de beklediğinden fazlasını elde ederse sevinci kat kat artar.

Kötü komşu insanı (adamı) hacet (mal) sahibi eder : Kötü komşu, kendisinden emanet olarak istenen şeyi vermez. Emanet isteyen de gidip o şeyden satın alır. Böylece bu komşu, o kişiyi eşya sahibi etmiş olur.



Kötü söz insanı dininden çıkarır (tatlı söz yılanı ininden çıkarır) : Kötü sözler en uysal insanı bile kızdırabilir, sert ve kötü yapabilir, karşısındakini kırmasına neden olabilir.

Kul azmayınca Hak yazmaz : İnsan doğru yoldan ayrılmadıkça, Allah günah yazmaz ve ceza vermez. Allah, doğru yoldan ayrılanları cezalandırır.

Kumarda kazanan aşkta kaybeder : Kumara düşkün insanları mutlu bir beraberlik, evlilik sürdüremez.

Kurban etiyle (kemiğiyle) köpek tavlanmaz : Gelip geçici şeylerle iyi bir durum sağlanmaz. İyi bir durum oluşması için insanın gereksiniminin sürekli olarak karşılanması gerekir.

Kurda ‘Neden boynun (ensen) kalın’? demişler, ‘İşimi kendim görürüm de ondan’ demiş : Kendi işini kendi yapan, iş dolayısıyla diğer insanlarla sorun yaşamaz. Ayrıca çevresinde de saygı görür.

Kurt dumanlı havayı sever : Kötü niyetli kimseler, karışık ortamları sever, seçer ve iz bırakmadan ortalıktan kaybolur.

Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olur : Güç veya yetki bakımından yüksekte olan kişiler sevilip sayılırken, yaşlanıp güçten kuvvetten düştüğü veya elindeki yetkiler alındığında en basit, sıradan kişilerin bile alay konusu olur.

Kusursuz dost arayan dostsuz kalır : Kusursuz insan yoktur. Herkesin az ya da çok kusurları vardır. Bu nedenle dostlarımızda gördüğümüz her kusur veya yanlışlık için dostluğumuzu sona erdirmemeli, ufak tefek kusurlarına hoşgörüyle bakmalıyız.

Kusursuz güzel olmaz : Göze güzel görünen şeyleri dikkatli incelersek, ufak da olsa kusurlu yönlerini buluruz. Her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir özelliği, her güzelin de kusuru vardır.

Kuşu kuşla avlarlar : Kötü niyetli kimseler insanı, arkadaşını ya da en yakınındakiler kullanarak tuzağa düşürürler.

Kuzguna yavrusu anka (şahin, güzel) görünür : Her anne baba, kendi çocuğunu başkalarının çocuğundan daha güzel, daha akıllı, daha becerikli, daha üstün ve değerli görür. Diğer alanlarda da böyledir. Herkes kendi işini, kendi eserini, başkalarınınkinden üstün görür.

Kürk ile börk ile adam olunmaz : Kılık kıyafet güzelliği insanı değerli yapmaz; kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.