C Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

Cadı kazanı : Herkesin birbirini kötülediği, birbirinin aleyhine çalıştığı, herkesin birbirine düştüğü yer.

Cahillik etmek : Bilgisizlik , deneyimsizlik yüzünden hata yapmak, kusur işlemek.

Caka satmak (yapmak,atmak) : Böbürlenmek, gösteriş yapmak.

Cami yıkılmış ama mihrabı yerinde : Yaşlanmış ama eski güzelliğini kaybetmemiş.

Can atmak : Bir şeyi elde etmeyi çok istemek.

Canciğer kuzu sarması : Birbirleriyle çok iyi anlaşan dostlar.

Can çekişmek : 1. Ölmek üzere olmak. 2. Yıkılmak.

Can damarı : Bir şeyin en önemli, en gerekli kısmı.

Can derdine düşmek : Bir tehlikeyle karşılaştığında her şeyi bırakıp hayatını kurtarmaya çalışmak.

Can düşmanı : Her türlü kötülüğü yapabilecek düşman.

Canevinden vurmak (yakalamak) : Birine en değer verdiği, önem verdiği noktada zarar vermek.

Can havli ile : Olanca kuvvetiyle, ölüm korkusundan doğan güçlü bir tepkiyle.

Cankulağıyla dinlemek : Büyük bir dikkatle, ilgiyle dinlemek.

Can pazarı : Herkesin kendi canının derdine düştüğü ve kendi canını kurtarmaya çalıştığı tehlikeli bir durum.

Can sağlığı : Kişinin olabileceği en iyi durum, sağlıklı olma durumu.

Can vermek : 1.Ölmek 2. Yaşama gücü vermek.

Can yakmak : Bir kişiyi aşırı derece zarara uğratmak, kötülük yapmak.

Can yoldaşı : Yalnız kalmamak için birlikte yaşanılan kimse.

Cana (başa) kıymak : Fazla zalim olmak, öldürmek.

Cana can katmak : İnsanda yaşama gücünü arttırmak, insanda dinçlik, neşe, yaşama isteği uyandırmak.

Cana yakın : Sevimli, hoş, candan kimse.

Canı ağzına (dudağına) gelmek : Çok heyecanlı yada çok tehlikeli bir durum karşısında ölecekmiş gibi olmak.

Canı ağzında beklemek : Korku ve heyecan içinde beklemek.

Canı boğazına (burnundan) gelmek (canı burnunda olmak) : Çektiği sıkıntıya dayanamayacak duruma gelmek. Çok yorgun bezgin olmak.

Canı (gönlü) çekmek : Bir şeyi çok istemek, imrenmek.

Canı çıkmak : 1. Ölmek. 2. Çok yorulmak. 3. Hırpalanmak.

Canı gitmek : Çok önemsediği bir şeye zarar gelecek diye kaygı duymak.

Canı sıkılmak : Üzülmek, tedirginlik duymak.

Canına minnet : Memnunlukla, minnettarlıkla karşılamak.

Canına okumak : Birini iyice hırpalamak, zarar vermek.

Canına tak demek (etmek) : Bir şeye daha fazla dayanamaz hale gelmek, sabrı tükenmek.

Canına yetmek : Bıkmak, usanmak.

Canından bezmek (bıkmak, usanmak) : Çektiği üzüntü veya sıkıntı yüzünden ölümü isteyecek duruma gelmek.

Canını acıtmak (yakmak) : 1. Birini zarara veya sıkıntıya sokmak. 2. Fiziksel acı vermek.

Canını dişine almak (takmak) : Büyük sıkıntıları, tehlikeleri göze alarak bir işi başarmaya çalışmak.

Canını pazarda (sokakta) bulmamak : Olur olmaz şeyler için vücudunu yıpratmaktan kaçınmak, canının kıymetini bilmek.

Canlı cenaze : Ayakta duramayacak durumda olan, halsiz.

Cart curt ötmek (etmek) : Gözdağı vermek için ileri geri, öfkeli konuşmak.

Cart kaba kağıt : Yüksekten atan, yapamayacağı şeyleri yapar gibi konuşan, çalım satan kimselere karşı söylenen küçümseme sözü.

Cartayı (cavlağı, zartayı) çekmek : Ölmek.

Cascavlak kalmak : Bütün imkanları elinden alınarak ortada kalmak.

Ce demeye mi geldin ? : Bir yerde çok az oturup gitmek isteyenler için şaka yollu söylenir.

Cebinde akrep olmak : Cimri olmak.

Cehennem azabı : 1. Günah işleyenlerin cehennemde çekeceklerine inanılan ceza. 2. Dayanılmaz üzüntü.

Cehennem olmak : Defolup gitmek.

Cemaziyelevvelini bilmek : Kişinin geçmişteki sırlarını, hilelerini bilmek.

Cendereye koymak (sokmak) : Manevi baskı yapmak, sıkıştırmak.

Cennet kuşu : Çok küçük yaşta ölen çocuk.

Cennetin kapısını açmak : Büyük bir iyilik yapıp sevap kazanmak.

Cephe almak : Birine düşmanca tavır takınmak.

Ceremesini çekmek : Zararını çekmek.

Cereyan etmek : Olmak, yapılmak, geçmek.

Cevahir (cevher) yumurtlamak : Etkili ve güzel sözler söylediğini zannederek saçmalamak.

Ceza görmek (yemek) : 1. Yaptığı yanlış bir davranışın, bir işin cezasına katlanmak. 2. Bir suçtan dolayı cezalandırılmak.

Cezbeye gelmek : Coşmak.

Cılkı çıkmak : 1. Yaptığı bir iş veya olaydaki hilesi ortaya çıkmak. 2. Hırpalanmak. 3. Doğru ve uygun yoldan ayrılmak.

Cızlamı (cızdamı) çekmek (kırmak) : Kaçmak, sıvışıp tüymek.

Cicim ayı : Yeni evlilerin ilk haftaları ayları, balayı.

Ciğeri beş para etmemek : İşe yaramaz bir kişi olmak.

Ciğeri (yüreği) sızlamak : Büyük acıma duygusuyla üzüntü çekmek, çok acı çekmek.

Ciğeri yanmak : Büyük acı ve üzüntü karşısında içi yanıyor gibi olmak.

Ciğerini delmek : Kişiyi dayanılmaz acı ve üzüntü içinde bırakmak.

Ciğerini okumak : Bir kimsenin duygu ve düşüncelerini anlamak, bilmek.

Ciğerleri bayram etmek : 1. Her zamankinden daha iyi cins sigara içmek. 2. Temiz havaya çıkmak.

Cihan alem bilmek : Herkes tarafından bilinmek.

Cin çarpmak : Boş inançlara göre cinlerin saldırısına uğrayıp hastalanmak, sakatlanmak, aklını yitirmek.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.