Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşındaki Cepheleri

Osmanlı Devleti, İttihat ve Terakki Partisinin etkisi ile 1914 Kasımında kendisini savaşın içinde buldu.

Trablusgarp ve Balkan savaşlarından yeni çıkmış olan Osmanlı İmparatorluğu bu savaşa katılırken; yorgun, bitkin, ekonomik alanda sıkıntı ve manevi yönden de huzursuzluk içerisinde idi. Bu ortamı düşünmeden Osmanlı Devleti’ni savaşa sürükleyen İttihat ve Terakki Partisi demokrasiyi getireceği yerde, mutlakiyetçi bir yönetim ortamı yaratmıştı. Daha önce fetih siyasetini terk eden Osmanlı Devleti, tekrar kaybettiği toprakları alabilmek amacına yönelmiş ve saldırgan bir politika izlemeye başlamıştır. Rus Limanlarının bombalanması bu siyasetin açık bir kanıtıdır.

Osmanlı Cepheleri

1- Kafkas Cephesi :

1914 Aralık ayında Ruslar Doğu Anadolu’ya saldırdılar. Enver Paşa komutasındaki 150.000 kişilik Türk kuvveti karşı saldırıya geçtiyse de şiddetli kış şartları yüzünden savaş aleyhimizde sonuçlandı. Yaklaşık olarak 80.000 kadar Türk askeri, genellikle hava şartları nedeniyle hayatını kaybetti. Erzurum, Muş, Bitlis, Trabzon ve Erzincan’a Rus orduları girdi. Cephenin kapanması 1918’de Brest Litvosk Antlaşması ile gerçekleşti.

2- Çanakkale Cephesi :

Bu cephenin açılmasının İtilaf devletleri açısından amacı; İngiltere, Fransa ile ortakları Rusya arasında bağ kurmak, Rusya’nın bozulan ekonomisini düzeltmek ve Rusya’ya silah gönderebilmekti. Bu yol Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçiyordu. Ayrıca bu cephede Osmanlılar yenilirse savaş dışına itilecekti.

Amaçlarını gerçekleştirmek isteyen İngiltere ve Fransa, daha 1914 yılı sonlarında Limni adasını askeri üs haline getirmişlerdi. 1915 Şubatında boğazın girişinde saldırılarına başlamışlardı. Düşmanın güçlü donanması ve silahı karşısında Türk mevzileri etkili olamıyordu. Her şeyden önce toplarımızın ateş menzilleri yeterli değildi. Bu nedenle de susmayı tercih ediyordu.

1915 yılının 17 Martında Nusret mayın gemisi boğazı mayınlayarak düşmana tuzak hazırladı. 18 Mart günü düşman donanması boğazı geçme girişiminde bulundu. Bu arada mayınlara çarpan İngiliz ve Fransız gemileri yara aldı. Top menzil alanımıza giren gemiler için topçumuz da etkili oluyordu. Sonuç olarak düşman donanmasının bir kısmı battı, bir kısmı da yara alarak boğazı terk ederek üslerine çekilmek zorunda kaldı.

Deniz yolu ile boğazı geçmeyi başaramayan İngiliz ve Fransız ortak kuvvetleri karadan Gelibolu Yarımadası’na asker çıkararak boğazı kontrolleri altına almayı denediler. 1915 Nisanında başlayan kanlı kara savaşları yaz süresince devam etti. Bu cephede komutan olarak Alman General Liman Von Sanders bulunuyordu. Ancak asıl etkinlik büyük asker Mustafa Kemal’de idi. Fransız ve İngilizler’e karşı akıl almaz bir direniş gösteren Türk askeri ve büyük komutan Mustafa Kemal; Anafartalar’da Arıburun’da, Conkbayırı’nda ve Kocaçimen’de yaptıkları savaşlar ve gösterdikleri akıl almaz kahramanlıklar ile Gelibolu Yarımadası’nın düşman eline geçmesini önlediler.

Çanakkale Savaşının Sonuçları :

a) I. Dünya savaşı uzadı.

b) Rusya ekonomik bunalıma sürüklenerek 1917 Bolşevik İhtilali meydana geldi.

c) Yarım milyon kişinin ölümüne neden oldu.

d) Kurtuluş savaşına zemin hazırlandı (Mustafa Kemal sevgisi ve saygısı doğdu).

e) İtilaf Devletleri hedeflerine ulaşamadı.

3- Kanal Cephesi :

Bu cephenin açılmasının nedeni; Almanlar’ın arzusu, İngiltere ile sömürgesi olan Hindistan’la bağlantısını kesmekti. Osmanlı Devleti açısından ise eski toprakları arasında olan Mısır’da tekrar egemenlik kurmaktı.

1915 yılında Osmanlılar’la Almanlar’ın ortak saldırısı sonuç vermedi. İkinci saldırıda da İngilizler üstün gelince umutlarımız kayboldu. 1916 yılının sonlarında İngilizler Sina Yarımadası’nı ele geçirerek zafere ulaştılar. Böylece Suriye sınırına dayanmış oldular.

4- Irak Cephesi :

İngilizler’in açtığı bu cephenin amacı; Türk kuvvetlerinin İran’a girmesini önleyip, Hindistan’ı tehditten kurtarmaktı. Ayrıca kuzeye çıkarak karayolu ile Ruslar’la birleşmek istiyorlardı.

1915 yılının sonlarında Kut-el Amara’ya oradan da kuzeye doğru ilerleyen İngilizler kuvvetlerinin 1/3’ni kaybederek geri çekildiler. Gemeral Tawsent komutasındaki 18 bin kişilik İngiliz kuvvetleri Kut-el Amara’da teslim oldular. Ancak 1917 yılında tekrar saldırıya geçen İngilizler, Bağdat’ı ele geçirdiler. 1918’de ise Musul’u elde ettiler.

5-Filistin Cephesi :

Araplar arasına ajanlar sokan İngilizler Arap halkını bağımsızlık vaatleriyle Türkler’e karşı kışkırttılar. Bu durumda bir yandan İngilizler’le uğraşan Türk kuvvetleri, bir yandan da Arap isyancılarla uğraşmak zorunda kaldılar. İngilizler gerek Aden’den, gerekse Süveyş’ten Osmanlı sınırlarına ilerlediler. 1918’de Yafa’da İngilizler başarılı oldu. Bu cephede 4., 7. ve 8. ordularımız bulunmaktaydı. Mustafa Kemal’in komuta ettiği 7. ordu, İngilizler karşısında başarılı mücadele verdi. Bu mücadele ve başarı, Kurtuluş Savaşı başlarındaki milli mücadelenin çekirdeğini oluşturdu.

Türk orduları dört yıl; Çanakkale’de, Makedonya’da Galiçya’da, Kafkasya’da, Suriye’de, Irak’ta ve çeşitli bölgelerde çarpışarak büyük kahramanlıklar göstermiştir. Özellikle Yemen ve Hicaz’da kahramanca çarpışan Mehmetçik kutsal yerleri Ateşkes Antlaşmasına kadar teslim etmemiştir. (Makedonya, Galiçya, Hicaz ve Yemen Cepheleri ara cephelerdir.) Bütün bu durumlar savaşın kaderini değiştirmeye yetmemiştir. ABD’nin Avrupa’ya asker çıkarması, İtilaf Devletleri’nin yanında yer alması ortaklarımıza çöküşü getirmişti. Ortaklarımızın yenik düşmesi bizi de yenik duruma düşürerek ateşkes antlaşmasına itmiştir. Bu cephede korumaya çalıştığımız Hicaz elimizden çıkmıştır.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.