İzmir’in Yunanlılar Tarafından İşgali ( 15 Mayıs 1919 )

İngilizlerin etkisi ile Paris Barış Konferansında çıkan karar, İzmir ve çevresinde geniş bir bölge ile, İstanbul önlerine kadar olan Doğu Trakya’yı Yunanlılara bırakıyordu.

Bu gelişme, kendi payları olarak kabul ettikleri İzmir ve çevresinin Yunanlılara terkedilmesi İtalya’yı küstürmüş ve İngilizlere karşı soğuk davranmalarına neden olmuştur. Ancak bu olay Kurtuluş Savaşı sırasında aşama aşama kendisini gösterecektir.

Paris Barış Konferansının İzmir’le ilgili kararını Yunanlılar hemen uygulamaya koydular. Bu nedenle İngilizlerin de desteği ile işgal hazırlıklarına başladılar. Yunanlılar, Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. maddesi gereğince İzmir’i işgal edeceklerdi.

Gerek İzmir’de gerekse yurdun çeşitli yerlerinde işgal hazırlıkları duyulmuştu. İşgalden bir gece önce toplanan İzmirli gençler, Vali ve Kolordu Komutanlığına başvurarak, işgalin gerçek olup olmadığını öğrenmek istemişler ve protesto gösterilerinde bulunmuşlardı. Vali’nin işgalin asılsız olduğunu söylemesi, Osmanlı yönetiminin nasıl bir tutum içinde olduğunu gösteriyordu. Çünkü tüm bu hazırlıklar yapılırken Osmanlı Hükümeti’nden hiçbir tepki gelmemişti. Tüm bu gelişmeler devam ederken, İngiliz desteğindeki Yunan donanması İzmir’e doğru çoktan yola çıkmıştı. 15 Mayıs 1919 günü İzmir limanına demirleyen bu gemilerden şehre asker çıkarılmaya başlanmıştı. Osmanlı yönetimi işgale ses çıkarmadığı gibi, Vali ve garnizon komutanına çektiği telgraflarla, halkın tepki göstermemesini ve askerin kışladan dışarı çıkamamasını istemişti.

İzmir’e çıkan Yunan askerleri, İzmir’de bulunan Rum azınlığın ve diğer azınlıkların coşku gösterilerine neden olmuştu. Kilise çanları çalıyor, Kordonboyu’nda çiçeklerle karşılanan Yunan askerlerine Zito Venizelos ( Yaşa Venizelos ) sözleri ile tezahüratlar yapılıyordu. Bu arada azınlık Rum halkı, Türklere karşı yapılan kışkırtmacı konuşmalarla Türklere ve mallarına zarar veriyor ve katliamı başlatmış oluyorlardı. Bu gösterilere ilk işaret ve önemli tepki Gazeteci Hasan Tahsin’den ( Nevres ) geliyor. Kendisini Yunan gemilerine götürmek isteyen Yunan askerlerine ilk kurşunu sıkıyor. Kurtuluş Savaşının ilk kıvılcımını oluşturuyordu.

Dünya kamuoyunda İzmir’in işgalini olumlu göstermek isteyen Yunanlılar; Valiyi, Kolordu Komutanını, silahsız subay ve memurları Zito Venizelos sözlerini söyletmek ve bu şekilde bağırtarak Yunan gemilerine götürüyorlardı. Albay Fethi Bey istekleri yönünde bağırmadığı için dipçik darbeleri ve süngü ile şehit ediliyor. 48 saat içerisinde şehit edilenlerin sayısı iki bini buluyor. 15 Mayıs 1919 da İzmir’in işgali, Anadolu’da Yunan zulmünün başlangıcı oluyordu.

Amiral Bristol ve Heyetinin Raporu :

İzmir ve yöresinin işgali ve Yunanlıların yaptıkları zulümler, Avrupa kamuoyunda Türklerden yana bir ilginin uyanmasına neden oluyor. Bir taraftan da Avrupalıların bu bölgedeki ticari ve ekonomik çıkarları sarsılıyordu. Türk milli mücadele hareketi de giderek gelişiyordu. Bu gelişmeler karşısında Osmanlı Devleti’nin isteği üzerine, Yüksek Konsey, İzmir’in işgalinin haklılığı ya da haksızlığı, işgal sırasında yapılanları soruşturmak üzere İzmir’e bir heyet gönderiyor. Amerikalı Amiral Bristol’un başkanlığında; İngiliz, Fransız ve İtalyan generallerinden oluşan bu heyete, başkanından dolayı Bristol heyeti, soruşturma-araştırma sonunda hazırladığı rapora da Bristol raporu deniliyor.

Bu rapor ilk defa uluslararası bir platformda Türklerin haklılığını, Yunanlıların haksızlığını ortaya koyuyor. Kurtuluş Savaşına da dolaylı da olsa bu konuda manevi bir destek oluşturuyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.