Milli Cemiyetler (Yararlı Cemiyetler)

Azınlıkların faaliyetleri, işgal güçlerinin faaliyetleri ve Osmanlı yönetiminin durum karşısında aciz kalışı karşısında ülkemizi yer yer de olsa kurtarmak amacı ile kurulmuşlardır.

Kurucuları vatansever Türk gençleri ve Türk aydınlarıdır. Bunlara göre Osmanlı İmparatorluğu ister istemez dağılacaktır. Hiç değilse bazı toprak parçalarımızı düşmana vermeyerek buralarda küçük de olsa Türk Devletleri kurmak için teşkilatlanmanın gereğine inanmışlardır. Diğer bir değişle; ya kuruldukları ya da adını aldıkları yerlerde bağımsız devletler kurarak buraları düşmana kaptırmamaktı. Milli Cemiyetlerin kurulması Kuvay-ı Milliye ruhunun canlanmasına neden olmuştur. Ancak Milli Cemiyetler genelde tek bir Türk Devleti yaratmak amacı gütmemişler, milli birlik ve beraberlik yolunda hareket etmemişlerdir. Bu durum daha sonra Mustafa Kemal tarafından gündeme getirilecektir.

Ülkemizde Yöresel Kurtuluş Çareleri Amacıyla Kurulan Cemiyetler

a) Trakya – Paşaeli Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti : Edirne’de 1918 yılında kurulan bu cemiyet, Rumların kurduğu Mavri Mira Cemiyetine alternatif doğdu. Amacı Trakya ve Paşaeli’ni Rumlara kaptırmayıp, burada bağımsız bir Türk Devleti yaratmaktı.

b) İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti : Mondros Mütarekesinden hemen sonra kurulan bu Cemiyet, İzmir ve çevresini Rumlara kaptırmayarak buralarda bir Türk Devleti kurmayı amaçlıyordu. 14 Mayıs 1919 günü akşamı İzmir’de toplanan üyeler, cemiyetin adını değiştirerek Redd-i İlhak (İzmir’in Yunanistan’a katılmasını red) adını almıştır. Ancak bir gün sonra işgale engel olamamıştır.

c) Kilikyalılar Cemiyeti : İstanbul’da kurulan bu cemiyetin amacı Adana ve çevresini düşmana kaptırmayarak, buralarda bağımsız bir Türk devleti kurmaktı.

d) Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti : 1919’da İstanbul’da kurulan bu Cemiyet, Ermenilerin faaliyetlerine alternatif olarak doğmuştur. Doğu Anadolu illerini Ermenilere vermeyerek buralarda bir Türk Devleti kurmayı amaçlamıştır.

e) Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti : Karadeniz kıyısındaki yabancı emellere karşı kurulmuştur. Özellikle Rum Pontus Cemiyetine bir alternatif olarak doğmuştur.

Bu cemiyetler iç ve dış düşmanlara karşı bağımsızlık mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Özellikle Türk halkının azınlık baskılarına karşı topraklarını terketmesine engel ve gerilla taktiği ile düşmanların amaçlarına ulaşmasına engel olmuşlardır.

Örneğin : Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin bu yolda aldığı kararlardan bazıları şöyledir:

1- Hiçbir surette göç edilmeyecek.

2- Derhal; bilim, iktisat ve din alanında teşkilat kurulacak.

3- Herhangi bir saldırı karşısında, Doğu Anadolu halkı elbirliği ile düşmana karşı koyacak (silaha sarılacak).

f) Milli Kongre Cemiyeti : II. Meşrutiyet devrinde Türkçülük fikrini ve Türk milliyetçiliğini Maarif (eğitim-öğretim) aracılığı ile yaymayı amaçlayan kişiler tarafından Kasım 1918’de İstanbul’da kurulmuştur. Cemiyetin başkanı Göz Doktoru General Esat Bey idi. Bu Cemiyetin diğer yöresel Cemiyetlerden farkı: Türklere yapılan mezalimleri ve Türklerin haklılığını basın ve yayın yoluyla tüm dünyaya duyurmak amacına yönelikti.

Tüm bu cemiyetlerin ortak yönlerini şöyle sıralayabiliriz.

a) Cemiyetleri kuranlar fedakar Türk çocuklarıdır.

b) Kuruluşlarında hakim olan duygu, Türklük ve bağımsızlık duygusudur.

c) Her cemiyet kendi yöresinin bağımsızlığını kazandırmayı amaçlamış, yani bölgeseldir.

Anadolu ve Trakya’da kurulan, iç ve dış düşmanlara karşı tepki gösteren bu cemiyetler, tamamen milli bir nitelik taşımaktadırlar. Bu niteliktir ki; onları Mustafa Kemal’in meşalesiyle bir araya getirerek Sivas Kongresinde birleşmelerini sağlamıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.